Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2013 Pazar

Bir Fikrin Heba Oluşu

Keyifle çizen, kalemi kağıdı hayatının bir parçası yapmış, onlarla harika işler çıkartan kişiler arasında gelir Erdem.  Kafamdaki ''Tunicco'' yu kendi yorumunu da katarak kağıda döken, logomun tasarımcısıdır aynı zamanda kendisi.
Çizer, karalar, boyar, modeller, yaratır. Yine böyle bir çalişmanın sonucudur '' kübik'' ler...
Hikayesi şöyle...



Çok geniş bir izleyici kitlesine sahip olan Leyla ile Mecnun dizisinin meşhur 4 lüsü Erdal Bakkal, Mecnun, İsmail Abi ve Hırsız Yavuz, Erdem'in kaleminden çıkarak kübiklere dönüşür. İlk başta, kağıtta karalama olarak 4 kişilik kadro yer alır. Sonra biraz renklendirelim derken, hiç de fena gözükmüyor içselliği ile tam gaz yola devam edilir. Ardından bunlara bir can verelim, ama nasıl?! 


Hem eğlenceli hem de pratik yoldan olmalı...
Derken küçük, kare formda adamlar çıkıverir. Oldu mu size muhteşem 4 'lü.









Ortaya çıkan bu güzel sonucu, binlerce takipçi ve hayranla paylaşmak isterken, çok net bir tavırla karşılaşılır. Leyla ile Mecnun, İşler Güçler ve buna benzer bir çok ünlü dizi ve film karakterinin çizimleri yapılacak, sonra ardından marangozun ellerine bırakılarak karşımıza ''kübik design'' oyuncakları çıkacaktı. Fakat ne yazık ki, daha çok başındayken bu fikir de heba oldu. Dizinin yapımcılarıyla yapılan yazışmalar olumsuz sonuç verdi, hatta hafiften kaba denilebilecek bir tavırla karşılaşıldı.
...
Ama bir gala gecesinin çıkışında, ''kübik design'' tarafından kendi oyuncakları ile karşılaşan Erdal Bakkal (Cengiz Bozkurt), Mecnun Çınar (Ali Atay) ve İsmail Abi (Serkan Keskin), büyük bir sıcaklık göstererek kübiklere imzalarını attılar.



Bunlar da İşler Güçler ekibi:)


Ahmet Kural


Murat Cemcir


Sadi Celil Cengiz
VEEEE.....


Kendi çizimi ile KubikDesign'ın yaratıcısı Erdem:)
Mimari ve Gezi konularını her ne kadar ana tema olarak seçmiş olsa da; ilgi alanlarına da yer verdiği kişisel bloğunu takip etmek isterseniz, yukarıda yazdığım linkten kendisine ulaşabilirsiniz.

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Cunda da Lezzet ve Keyif Bir Arada-AYNA


A  Y  N  A

AYNA 'yı nasıl anlatsam, nereden başlasam bilemedim. Cunda'da beni en çok etkileyen yeme içme yeri neresiydi diye soranlara cevabımdır AYNA. Balık lokantalarının bulunduğu kalabalık sokakta yer alan meşhur Taş Kahve 'nin hemen arka sokağında şirin, içinizi ısıtan bir mekan.
Ayrıca mekanın kesinlikle bağımlılık yaratabileceğini söylemeliyim.
Minimalist tarzı, adeta Avrupa'dan bir esinti sunuyor; taa ki kendinizi giriş kapısıyla ilişkilendirene kadar..



İşte ancak o zaman Cunda havasına geri dönüyorsunuz. İki beton basamağı ile Cunda'nın en eğlenceli sokaklarından birine açılan bu sıcacık 'yeme-içme-oturma' yeri Ada'ya fark katan yerlerden birisi.


Sadece karnınız açken uğrayıp sonrada çarçabuk kaçacağınız bir yer değil burası..En sevdiğiniz içeceğinizi içerken fonda güzel müzikler eşliğinde kitabınızı okuyabileceğiniz huzurlu bir yer.




Yüksek tavanı,sadeliği, birbirinden farklı şirin masaları, çalışanların sıcacık ilgisi, radyoda çalan harika müzikler...Hiç oradan çıkmak istememe duygusuyla doldudu içimi.



Cunda'ya gelip de farklı lezzetler tatmak isterseniz, AYNA' nın menüsüne bir göz atın derim.

Akdeniz ve Girit mutfağını ne de güzel yorumlamış  mekanın sahipleri Nihal ve Ezgi Hanım. Mutfakta her an hummalı bir çalışma var. Kendi yorumlarıyla zengin içerikli, şahane lezzetleri harmanlayarak misafirlerine özenle sunuyorlar.
Sürekli gelişen ve yenileri eklenen yemekleri ve hikayelerini -http://aynacunda.wordpress.com/  wordpress'deki bloglarından da takip edebilirsiniz.



Benim için Cunda'nın mevsmi tam da şimdi, ama Ayna 10 yıldır 4 mevsim bizlerle buluşuyor. Bu sebeple hangi vakit giderseniz gidin AYNA' ya uğramadan dönmeyin diyorum.
Çok mu merak ettiniz? :))  - http://www.aynacunda.com/



17 Mart 2013 Pazar

Bir Alışveriş Günü

Önce makyaj...Giyinme süslenme püslenme...


Bayılıyorum paletlerime! İçin de neler mi var? -Farklı moda renklerde 48 adet far, 2 adet çift taraflı dudak fırçası, 8 adet likit ruj, 2 adet allık fırçası, 4 farklı tonda allık, göz kalemi ve dudak kalemi. İnsanın böylesine binbir çeşit renk seçeneği olan makyaj paleti varsa, nasıl otursun ki evinde. Yağmur soğuk dinlemeden attım kendimi dışarı ve kendimi şımarttığım bir pazar günü geçirdim. 




Hazırım!
Güne zinde başlamak lazım değil mi?
Şimdi gezme tozma zamanı...
 Bir de alışveriş...
En sonunda da homini gırtlak... 

Fin.

Vichy'den yepyeni ürün!

Tamam, ne dediğinizi duyar gibiyim.''Sen de mi Brütüs!'' 
Kızsanız da malesef kabul etmek lazım; gün geçtikçe Kırışıyoruz(!) Buruşuyoruz(!) Yaşlanıyoruz(!) Ve her an sağımızdan solumuzdan zırt diye her şeye çare ürünler çıkıveriyor. ''Bunların hepsi mutlaka bende de olmalı, kesinlikle denemeliyim!'' demek yerine, ''bu ürüne gerçekten cildimin ihtiyacı var mı? yı sorgulamak gerekiyor. Beni yakından tanıyanlar, kendime meyve, sebze ve doğal yağlarından bakım yaptığımı bilirler. Ama hiç mi piyasada satılan ürün kullanmıyorum, elbette kullanıyorum..Ama özenle ve dikkatle seçerek.
Size birkaç gün önce tesadüfen gördüğüm, çok hoşuma giden yeni çıkan bir üründen bahsetmek istiyorum. Hanımların fazlasıyla dikkatini çekeceğini düşündüğüm Vichy'nin yepyeni ürünü mart başında piyasaya sürüldü.




LIFTACTIV SERUM 10 ( Göz & Kirpik )  ürünü ile, ilk kez bir serum, kirpiklere de nüfuz ederek tüm göz bölgesine etki ediyor.
%10 Rhamnose + Aydınlatıcılar + Ceramidler
Vichy'nin bu ürün ile iddiası, sıkılaşmış ve aydınlık göz çevresi görünümü ile daha yoğun kirpikler. Ve elbette dermotolojik, oftalmolojik testlerden başarı ile geçmiş olması.
Ayrıca Vichy'nin facebook sayfasını beğenir, Vichy Türkiye sayfasındaki uygulamaya katılan ilk 400 kişiden biri olursanız, 3ml deneme boyu sizin olacak. 
Unutmayın! Herhangi bir ürünü almadan önce, haftanın belirli günlerinde eczanelere gelen ilgili cilt uzmanlarına, cilt analizi testini yaptırarak, uygun olduğunu düşündüğünüz ürünleri uzmanlara danışmadan almayınız.


16 Aralık 2012 Pazar

Mahalle Açıldı!


20121216-223807.jpg
İzzet Çapa'nın yeni mekanı "Mahalle" City's de açıldı! Yaklaşık 1ay önce açılan mekan, Nişantaşı City'sin yemek katının üstünde bulunan, sergi için kullanılan katın tamamını kaplıyor. Mahalle çok renkli bir konsept! İçerisinde kebapçısı, biftekçisi, hamburgercisi, şarküterisi, güzel bir birahanesi, şarapevi ve bir mahallede aklınıza gelebilecek ne varsa düşünülmüş.
20121216-223919.jpg
Fikir şahane ancak, mesleki deformasyondan mıdır bilmem ortam bana fazla yoğun ve boğucu geldi. Mekanın boyutunun konseptin doluluğuna yetmediğini açıkça söyleyebilirim.Bu sebeple biraz göz yoruyor.
20121216-224047.jpg
Yalnız şunu da eklemeliyim; Mahalle ile City's, Nişantaşı sakinleri dışındakilerinde uğrak yeri haline dönüşecek daha da popüler bir yer olacağa benzer.
20121216-224918.jpg
20121216-224934.jpg

22 Kasım 2012 Perşembe

Günlerden Bienal


20121216-130132.jpg
Sonunda haftalardır bir türlü vakit bulup gidemediğim Tasarım Bienaline, geçtiğimiz cumartesi gidebildik! Tabiki günümüzü, öncelikle keyifli bir sabah kahvaltısıyla açmadan olmazdı. Kendimizi yediklerimize ve sohbetin tadına kaptırmış gidiyorken bir de baktık ki günü neredeyse yarılamışız. Ehh artık bu kadar oburluk yeter diyip kendimizi İstanbul Modern Sanatlar Müzesi'ne attık...

20121122-224524.jpg
20121122-224637.jpg

Bianel'in ilk etabı olan musibet sergisinin birbirinden farklı 32 tasarım odası var.Ve hepsi görülmeye değer!
20121216-135330.jpg

20121216-130548.jpg

20121216-130646.jpg

20121216-130706.jpg

20121216-130729.jpg

20121216-130916.jpg

20121216-130942.jpg

20121216-131047.jpg

20121216-131152.jpg
20121216-131204.jpg
20121216-131214.jpg

Bunlar çok beğendiğim fotoğraflardan sadece birkaçı...İtiraf etmeliyim, kendimi o kadar kaptırmıştım ki gezmeye, bir çoğunu fotoğraflamayı unutmuşum. Ama biraz merak uyandırdıysam bana o da yeter.
32 kabinin tamamına bayıldım desem yalan olur. İçlerinden kendime göre kayırdıklarım oldu elbette...

20121216-135014.jpg

20121216-135050.jpg


Nefis bademli sufle yanında vanilyalı dondurma topları ve eşlikçisi espresso macchiato...

20121216-135141.jpg
...İki saatin sonunda da, hazır da gelmişken, İstanbul Modern'in şahane kafesinde bir yorgunluk kahvesi içip, kendi aramızda bienal hakkında daha koyu yorumları yapmadan ayrılmak olmaz dedik!
Sıradaki durak, küratörlüğünü Joseph Grima'nın yaptığı, Bienal'in ikinci durağı olan Adhokrasi Sergisi!